Bir kişinin evlenme vaadiyle kandırılarak kendisinde haksız menfaat temin edilmesi, doğrudan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) özel olarak düzenlenmiş bir suç tipi değildir. Ancak, olayın niteliğine göre dolandırıcılık suçu (TCK m. 157) veya nitelikli dolandırıcılık suçu (TCK m. 158) kapsamında değerlendirilebilir. Eğer fail, evlilik vaadiyle mağduru bilinçli şekilde yanıltarak ondan para, mal veya başka bir çıkar sağladıysa dolandırıcılık suçunun unsurları oluşabilir.
Öte yandan, bu tür durumlar sadece ceza hukuku açısından değil, aynı zamanda haksız fiil teşkil edebileceğinden dolayı Borçlar Hukuku çerçevesinde tazminat davasına da konu olabilir. Mağdur, uğradığı maddi veya manevi zarar için hukuki yollara başvurabilir.
Her somut olay, kendi özel koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir ve farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Taraflar arasında gerçekleşen para, taşınır veya taşınmaz mal alışverişi her durumda cezai sorumluluk doğurmayabilir. Dolayısıyla, olayın özelliklerine göre dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığı dikkatle incelenmelidir.
Bununla birlikte, ceza hukuku kapsamında bir suç unsuru bulunmasa dahi, mağdurun hukuk mahkemeleri nezdinde haklarını araması mümkündür. Bu gibi durumlarda, sebepsiz zenginleşme veya haksız fiil gibi hukuki temellere dayalı olarak çeşitli taleplerde bulunulabilir. Mağdur taraf, maddi veya manevi kayıplarını telafi edebilmek adına hukuk yollarına başvurarak haklarını koruyabilir. Ancak bu yazımızda evlenme vaadiyle kandırılma durumunun cezai boyutunu ele alacağız.
Evlenme Vaadi İle Kandırılan Kişi Hangi Durumlarda Ceza Mahkemelerinin Yolunu Tutabilir?
Evlenme vaadiyle kandırılan bir kişinin ceza mahkemelerinde hak arayabilmesi için, olayın dolandırıcılık suçunun unsurlarını taşıması gerekmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçu, bir kişinin hileli davranışlarla bir başkasını aldatması ve bu yolla kendisine veya bir başkasına haksız menfaat sağlaması halinde oluşur.
Eğer fail, samimi bir evlilik niyetine sahip olmaksızın, mağduru evlenme vaadiyle kasıtlı olarak kandırmış ve bu sayede maddi veya manevi bir kazanç elde etmişse, dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğu söylenebilir. Örneğin aşağıdaki durumlar söz konusu olduğunda evlenme vaadiyle kandırılma olayı dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirilebilir:
- Fail, mağduru evlilik niyetiyle kandırarak maddi veya manevi menfaat sağlamış ve bu kandırma basit bir söz vermenin ötesinde, bilinçli ve planlı bir aldatma içermişse,
- Mağdur, evlilik vaadiyle büyük miktarda para, değerli eşyalar veya taşınmaz devri gibi kayıplara uğramışsa,
- Fail, mağdurla uzun süreli bir güven ilişkisi kurarak onu sistematik şekilde kandırmış ve bu süreçte menfaat sağlamışsa,
- Fail, mağdurun güvenini kazanmak için sahte bir boşanma ilamı düzenlemiş veya evli olduğu halde bekar olduğunu göstermek amacıyla resmi belgelerde tahrifat yapmışsa,
- Fail, evlenme vaadini inandırıcı kılmak amacıyla sahte bir nişan töreni düzenlemiş, uydurma akrabalar veya tanıdıklar üzerinden mağduru kandırmışsa
Dolandırıcılık Suçunun İspatı İçin Gerekli Deliller Nelerdir?
Dolandırıcılık suçunun ceza mahkemelerinde ispat edilebilmesi için, mağdurun elinde güçlü delillerin bulunması gerekmektedir. Bu kapsamda:
- Yazılı veya dijital mesaj kayıtları (WhatsApp, e-posta, SMS vb.),
- Tanık beyanları,
- Banka dekontları, para transfer kayıtları, senetler,
- Evlenme vaadine ilişkin somut belgeler veya kanıtlar,
- Sosyal medya paylaşımları ve diğer yazışmalar,
mahkemeye sunulabilecek başlıca deliller arasında yer alır. Özellikle failin niyetinin baştan itibaren kötü olduğu ve mağduru bilinçli bir şekilde kandırdığı ortaya konabilirse, mahkeme tarafından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna hükmedilebilir.
Dolandırıcılık Suçunun Yaptırımları: Faili Bekleyen Cezalar Nelerdir?
Dolandırıcılık suçunun basit hali için Türk Ceza Kanunu 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası öngörmektedir. Eğer suç nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilirse, ceza 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasına kadar çıkabilir.
Sonuç olarak, evlenme vaadiyle kandırılarak zarara uğrayan kişilerin, olayın ceza hukuku kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini analiz etmesi önemlidir. Eğer olayda dolandırıcılık unsurları mevcutsa, mağdur ceza mahkemelerinde suç duyurusunda bulunabilir. Ancak, sadece duygusal beklentilerin karşılanmaması veya iyi niyetli bir ilişki sürecinde yaşanan maddi kayıplar genellikle ceza hukuku kapsamına girmez ve hukuk mahkemelerinde sebepsiz zenginleşme veya haksız fiil davası açmak daha uygun bir yol olabilir.
